EyeStar Lasik

Ana Sayfa > Göz ve Lazer Tedavileri > Göz Hastalıkları > Keratokonus

EyeStar lasikEyeStar lasikEyeStar lasikEyeStar LasikEyeStar Lasik


Keratokonus

KERATOKONUS NEDİR ?

Gözün en dışında yer alan ve cam bir küre kesitine benzemesi gereken korneanın (saydam tabakanın) bombeliğinin bozulması ve yandaki resimde görüldüğü gibi koniye benzer bir şekil almasıdır.Keratokonus, "konik şekilli kornea" anlamına gelmektedir. Normalde yuvarlak şekilli olan korneanın konikleşmesiyle görme azalır,standart kontakt lensleri yerleştirmek zorlaşır. Hasta lenslerini düşürmeye ve lenslerini takmaktan rahatsız olmaya başlar.
KERATOKONUS NEDEN OLUŞUR ?

Keratokonusun genetik bir kökeni olduğu genel kabul gören bir görüştür. Buı kişilerin göz yaşlarında bulunan bazı maddelerin korneanın sağlamlığını sağlayan liflere yaptığı zararlı etkilerin sonucunda bu tabakanın zayıflaması sonucunda keratokonusun oluştuğu düşünülmektedir. Fakat sonradan kazanılan bazı kötü alışkanlıkların da bu rahatsızlığa sebebiyet verdiği bulunmuştur. Bunlardan en önemlisi gözleri sık sık ovuşturmaktır. Keratokonus aslında kornea kubbesine asıl sağlamlığını veren stroma tabakasının aynen bir fay hattı gibi kırılmasıdır. Bu kırılma liflerin düzenini bozarak taşıyıcı kubbenin göz içi basıncına karşı düzgün ve eşit dağılımlı (uniform) bir direnç gösterememesine sebep olur. Liflerin kırık olduğu bölge gitgide zayıflayarak tıpkı bir otomobil lastiğinin balon yapmasına benzer bir şekilde çıkıntı yapar ve konikleşir. Bazen bu konileşme o kadar ilerler ki göz buradan delinebilir. Bazen de özellikle hastalığın yeni başladığı dönemlerde hasta durumun farkına bile varmaz.

Kornea topografisinde kırmızı yerler yükseltileri mavi yerler alçak bölgeleri temsil etmektedir. Soldaki resimde açıkça sivri bölge gözükmektedir.

KERATOKONUS`DA GÖRME NEDEN AZALIR ?

Bilindiği gibi kornea net görmede gözün en önemli işlevi üstlenen bölümüdür. Keratokonus hastalığında korneanın şeklinin bozulması, gözde oluşan görüntünün de deforme olmasına, görme netliğinin ve kalitesinin bozulmasına ve görme derecesinin azalmasına neden olur.

KERATOKONUS`DA İLK BELİRTİ NEDİR ?

Keratokonuslu gözlerde, başlangıçta astigmatizma denilen görme bozukluğu ortaya çıkar. Bu, genellikle miyop-astigmat türündedir. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte göz gittikçe daha fazla miyop ve astigmat olmaya başlar, özellikle astigmatizma çok ilerler, kornea (saydam tabaka) giderek öne doğru konikleşir ve incelir, düzensiz bir şekil alır. Bu şekil bozukluğuna paralel olarak da gözlükle düzeltilemeyen bir astigmatizma oluşur.

KERATOKONUS`UN NEDENİ BİLİNİYOR MU ?

Keratokonusun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik bir yönü mevcuttur. Keratokonus bir anlamda, korneanın dejeneratif bir hastalığıdır.

KERATOKONUS SIK GÖRÜLEN HASTALIK MIDIR? KAÇ YAŞINDA GÖRÜLÜR ?

Keratokonus, toplumda ortalama her 2000 kişide bir (1/2000) görülen bir hastalıktır. Ortaya çıkışı genellikle 15-20 yaşlarındadır. Her hastada değişik seyredebilir. Bazen 4-10 yıl ilerler, sonra durabilir. Bazen de hızla ilerler, görme kısa zamanda bozulabilir.

KERATOKONUS TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ ?

Keratokonusda rahatsızlığın dönemine göre değişik tedavi uygulamaları yapılır. Hafif miyopi ve astigmatizmanın bulunduğu erken dönemde gözlükle hasta net görebilir. Hastalık ilerlediğinde artık gözlükle net görüş sağlanamaz duruma gelir. Bu dönemde özel keratokonus lenslerinden (gaz geçirgen kontakt lensler) faydalanır. Hastalar kontakt lens takabildikleri ve görme dereceleri yeterli seviyede kaldığı sürece ameliyata gerek yoktur. Hastalığın ileri dönemlerinde görme derecesi düşer ve kontakt lens takılamaz hale gelir. Bu dönemde ameliyat gerekli hale gelir. İstatistikler, keratokonuslu gözlerin sadece %20`sinde ameliyat gerektiğini göstermektedir. Söz konusu ameliyat, deforme olan merkezi korneanın yerine sağlam bir korneanın nakledilmesidir. Tıbbı adı keratoplasti veya kornea transplantasyonu olan bu ameliyat halk arasında yanlış olarak "göz nakli" ismiyle bilinmektedir. Bu ameliyat bir organ nakli olamayıp doku naklidir. Kornea tabakası (gözün saydam tabakası) damarsız bir doku olduğundan, doku reddi organ nakillerine göre çok azdır.