EyeStar Lasik

Ana Sayfa > Göz ve Lazer Tedavileri > Özel Tedaviler > UV Crosslinking CxL

EyeStar lasikEyeStar lasikEyeStar lasikEyeStar LasikEyeStar Lasik


UV Crosslinking CxL

UV Crosslinking CxL Tedavisi (Mor ötesi ışınla moleküller arasında çarpraz bağları arttırmak)

Korneanın yapısını güçlendirmek için yapılan ve yaklaşık bir saat kadar süren bir ışın tedavisidir. Özellikle keratokonus ve ektazi gibi korneanın zayıflayarak şeklinin bozulduğu hastalara uygulanır.
Ülkemizde ilk defa 2002 yılında EyeSTAR doktorları tarafından uygulanmış bir tedavidir. Bu tedaviler  dünyadaki ilk uygulamalardandır. İlk dönemlerde bu tedaviye keracure adı verilmiştir daha sonra 2007 yılından sonra yaygınlaşmaya başlamıştır ve crosslink (Crosslinking) ya da UV crosslinkage adıyla anılır olmuştur. Kısaca CxL şeklinde adlandırılmıştır.

Crosslink kime uygulanır?

  • Fom Frust Keratoconus
  • Keratokonus
  • Progresiv Kerotokonus
  • Ektazi

400 mikron kornea kalinligi olmasi tedavinin yan etkilerinin gorulmemesi acisindan onemli bir limit degerdir. Riboflavin yogunlugu degistirilerek 350 mikrona kadar uygulanabilir. 350 mikron kalinligin altina uygulanmamalidir.

CROSSLINKING TEDAVISI NASIL UYGULANIR?
Tedavi temel olarak 3 adımda yapılır. Birinci adımda göz damla ile uyuşturulduktan sonra göz kapaklarını açık tutacak bir alet yerleştirilır ve kornea üst yüzeyini kaplayan epitel hücreleri PRK yönteminde olduğu gibi yumuşatılarak kaldırılır. Epitel hücreleri kalktıktan sonra ikinci adım başlar. Bu adımda korneanın stroma adı verilen tabakasının üst yüzeyi RIBOFLAVIN (B2 vitamini) damlatılarak bu solüsyona doygun hale getirilir. Bu amaçla yarım saat süresince belirli aralıklarla bu solüsyon damlatılır. Böylece korneanın stroma tabakasının üst yüzeyi sarı renge boyanarak uygulanacak UV enerjisini emecek hale gelir. Üçüncü ve son aşamada ise UV uygulaması başlar. Yarım saat süresince korneaya UV (mor ötesi ışın) uygulanır ve Riboflavin damlatılmaya devam edilir.

Tedavi Sonrası
Tedavi sırasında korneanın üst yüzeyindeki (epitel) hücreler alındığı için bu tabaka iyileşene kadar (yaklaşık 2-4 gün) görme bulanık olur. Bu dönemde batma, yanma, sulanma ve ışığa hassasiyet olabilir. Tedaviden sonraki ilk haftada hastalar görmelerindeki farkı farketmeyebilirler. Tedavi sonucunu yavaş yavaş gösterir ve yaklaşık olarak 6 ayda en önemli etkiyi gösterir. 1-2 yıla yayılan geç dönem etkisi olabilir ama bu etki hesaplamalar açısından göz ardı edilebilir.
Uygulama sonrasında antibiyotikli damlalar, antienflamatuar damlalar ve suni göz yaşı kullanılır.

Tedaviden Nasıl Bir Sonuç Umulmalıdır?
Tedaviden sonra göz numaralarının tamamen düzeleceği kesinlikle beklenmemelidir. Göz numaralarında bir miktar iyileşme olabilir hatta bazı hastalarda bu bile görülmeyebilir. Göz numaraları açısından tedavi sonrası gözlerin kaç numara olacağına dair kesin bir formül ya da model henüz ortaya konamamıştır. Bizim tecrübelerimize gore orta seviye keratokonuslarda Seq değerlerinde yaklaşık 2D’lik bir iyileşme görülmektedir.
Tedavinin asıl amacı kornea dokusunu güçlendirerek şekil bozukluğunun kötüleşmesini durdurmak ve olası bir kornea nakline ihtiyacı ortadan kaldırmaktır.
Tedaviden istenen sonucun elde edilememesi durumunda tekrar edilmesi mümkündür.

Keratokonus hastaligindaki korneal incelmeyi durdurabilecegi ve mevcut numaralarda azalma olmasi beklenir. Bu yöntem bir kereye mahsus bir tedavi degildir, tekrarlanabilir. Kornea üzerindeki etkisi minimum ikinci, üçüncü aydan sonra görülebilir. Bu tedaviden sonra hastada yanma, agri ve batma hissi olabilir.