İngilizce’de bir söz vardır: “You get what you pay for” yani “ne öderseniz onu alırsınız”. İnsanların içinde ucuza bir şeyi satın alma isteği genellikle vardır, bu görmeniz gibi değerli bir şey olsa da aynı güdünün etkisi altında kalırsınız. Bu güdünüzün farkında olan sağlık tacirleri farkı anlamayacağınızı umarak kendilerince mümkün olan her türlü tasarrufa gitmeyi kazanç kabul ederler. Söz konusu bir ameliyat ta olsa onlar açısından ticaret ticarettir. Bu nedenle sizi çekmek için kampanyalar yaparlar. İşportadan aldığınız bir pantalonu beğenmezseniz atarsanız, ucuza aldığınız bluz iki yıkamada bozulursa giymezsiniz olur biter. Fakat ucuza gözlerinizi tedavi ettireyim derken başınıza gelebilecek problemlerden ne yazık ki bu kadar kolay ve ucuza kurtulamazsınız. Bu şartlarda laser tedavisi olmak sizi kornea naklinden tutun da sarılık, AIDS gibi bulaşıcı hastalıkların kucağına bile itebilir. Değil Türkiye, Amerika’da bile bu nedenlerle büyük cezalarla kapatılmış laser merkezleri bulunduğunu bilmekte yarar var.
Ne yazık ki sağlık uygulamalarının yeterince denetlenemediği ülkemizde hiçbir standard yok. Maliyeti düşürmek için en çok kullanılan malzemelerden, cihazdan, cihazın bakımından, kalibrasyonunun kontrolünden, çalıştırılan personelden tasarruf yapılıyor.
Fiyat alırken elmayla armudu karşılaştırmadığınızdan emin olun. Fakat sorduğunuz sorulara doğru yanıt alıp alamayacağınız da şüpheli. Ucuza tedavi yapan yerlerden bazı yazılı garantileri alıp alamayacağınızı kontrol etmenizi tavsiye ediyoruz. Örneğin göz numaralarınız düşmediği takdirde ikinci bir laser tedavisinin ücretsiz yapılıp yapılmayacağını, ücretsiz kontrol sürenizin ne kadar olduğunu (en az 1 yıl), bu ücrete laser tedavisi öncesi muayene ücretinin, test ücretlerinin dahil olup olmadığını, laser tedavisi sonrası damlalarınızı, ilaçlarınızı içeren bir paketin verilip verilmediğini vb.
Biz kesinlikle en iyi şartlarda uygulama yapmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor ve elimizden geleni yapıyoruz.